Tekrara düştüğün an…
Bir dönem hayatımın bir köşesinde hastane... Devamını oku
Bir dönem hayatımın bir köşesinde hastane... Devamını oku
Yumurta kaynattığı kasenin suyu nérdeyse bitmiş, yumurtaların altında gram su kalmamış ama yumurtalar henüz yanmamış...Daha ne olsun değil mi? Hayır işte öyle olmuyor kimine. Yarım saat yumurtaların suyu biterken kimse görmemiş vs. Söylene söylene yumurtalarını yiyen oğluma... Devamını oku
Ömer Hayyam, yaklaşık bin yıl önce sessiz bir gecede... Devamını oku
Leyla ayağını koltuğun kenarına çarptığında, canının bu kadar yanmasına şaşırdı. Oturdu. Ayağını ellerinin arasına aldı. Gözlerinden birkaç damla süzüldü. Sonra ağlamaya başladı. Bir süre... Devamını oku
Hayat bazen öyle bir tokat atıyor... Devamını oku
Gözlerinin altındaki morlukları kapatmak için sürdüğü kapatıcının markasını hatırlamıyordu ama kokusu, altı yıl önceki amfi koridorunda tırnaklarını yerken burnuna gelen o ucuz kimyasal kokunun aynısıydı. O zamanlar edebiyat okuyordu. Şimdi edebiyat, masalarda erkeklerin kendilerini olduğundan daha derin... Devamını oku
Okulumuzun kadrosu, çok iyi arkadaşlardan oluşmuştu. Öyle değilse bile benim bakış açıma göre öyleydi. Nitekim anlatacağım olaydan sonra yaşadığım başka bir olayda herkesin çokta iyi olmadığını anlamam kötü olmuştu ama aldığım ders önemliydi. Epey yıl... Devamını oku
Yine düşüncelerle dolu bir gece daha. Keşkelerle dolu bir ömrün ortasında olduğumu düşünürken, hayatın onları nasıl da “iyi ki”lere dönüştürdüğüne tanıklık ediyorum. Eskilerin bir sözü aklıma geliyor birden “İnsan kurar, kader gülermiş.” Tam olarak öyle olmuş. Yaşayamadığım... Devamını oku
Ayrılığın Yıl Dönümü Gece yarısını çoktan geçmişti. Kadın,... Devamını oku
İSTİSNA Ve sonra siyasetçiler geldi. Onlar... Devamını oku