Tekrara düştüğün an…
Bir dönem hayatımın bir köşesinde hastane koridorları, diğer köşesinde doktor randevuları... tamamını oku
Bir dönem hayatımın bir köşesinde hastane koridorları, diğer köşesinde doktor randevuları... tamamını oku
Hayat bazen öyle bir tokat atıyor ki, insan önce “Neden ben?”... tamamını oku
Bazen en sıkı duvarlar gözle görülmez. Ne bir kapı vardır ne de bir kilit… Yine de çıkamazsın. Çünkü o sınırları dışarıdan biri değil, zamanla senin düşüncelerin kurmuştur. “Yanlış anlaşılır mıyım?”, “Geç mi kaldım?”,... tamamını oku
En başta belirteyim, bu yazı beylere hitap etmemektedir. Bu defa farklı bir paylaşımda bulunmak istiyorum.Konumuz doğum günü konsepti… Çok yakın bir dostumdan aldığım sipariş üzerine, bu özel günü biraz daha renklendirmek istedim. İşten güçten ve ekonomik nedenlerden ötürü çocuğu için şimdiye kadar kapsamlı... tamamını oku
Off yine o sahte ve samimiyetsiz gülümsemeler. Sanki içlerinde yarışa girip hangimiz daha yapmacık oluruzu canlandırıyorlar. Sevimliyim, sevimlisin, sevimli. Size gerçeği söyleyeyim mi? Hiç de sevimli değilsiniz. Sevgi yumağı halleriniz de en az sizin kadar yalan ve samimiyetsiz. Ne yani sevmek zorunda mıyım sizi? İnanmam... tamamını oku
Güne yine iyi başlamıştım. Her sabah olduğu gibi yine bana gülümseyen yüzler, sulayıp yapraklarını temizlediğim çiçeklerim, enfes kahvaltım… Her şey rutininde devam ederken, gelen telefon görüşmeleri sanki her an beni biraz daha germeye gayret ediyorlardı. Aralarında yarışa geçmiş gibi bankalar, reklam siteleri, kopyala yapıştır mesajlar…... tamamını oku
Konuşmak kolay değildir bazen. Özellikle dinlemek istemediklerini, kendi sesinden duyuyorsan. Yüreğin bir türlü susmuyor ama dilin söylemek istemiyorsa zordur. Hele birde hikayeni ilk başından anlatmak istiyorsan daha da zordur. Tıka basa doldurduklarını boşaltmazsan, yenilerini koyamazsın. Üstüne kilit vurdukların yerinde eskir, tozlanır, çürür. Sonra seni de çürütür.... tamamını oku
İsyannnnnnnnn diye yazıma başlayacağım. Bu aralar kendimi çok aptal hissediyorum. Cidden aptallaşıyorum çoğu zaman. Kendimi farklı bir dünyada yaşatıyorum. Hep derim ya hayatı kendi kurallarımla oynarım diye... İstediğim gibi oynuyorum oynamasına da, bazen mızıkçılık yapıyor bu hayat bana. Çoğu zaman kullanıyor... tamamını oku
Yorgundu, öylesine acıkmış ve üşümüştü ki bir köşede kıvrılıp önüne atılacak bir somun ekmeği bekliyordu. Dişleri çürüklerle doluydu. Bedeni itilip kakılmaktan koca bir enkaz yığınına dönüşmüştü. Hıh merak uyandırdı mı? Kesinlikle merak etme. Bu uydurmasyon hikayeye devam etmeyeceğim. Mesela benim beynim hiç yumaklaşmaz ya... tamamını oku
Uzun zaman önce bir yazımda üç arkadaşımdan bahsetmiştim. Eskiye dayanan dostluğumuz yıllar içinde sarsılmadan devam edip, hayatımdaki nadir insanlar olarak yerlerini korumaktadır. O yazımda, akılda kalmaları için onlara rumuzlar takmıştım. Kısaca özet geçeyim. Biri salçalı ekmek yemeğe bayılan tuhaf yaratık ‘’Salça’’, diğeri gelmiş geçmiş en karizma... tamamını oku