Akılla Bir Konuşmam Oldu
Ömer Hayyam, yaklaşık bin yıl önce sessiz bir gecede kendi aklıyla konuşmaya oturdu. Hayatın... tamamını oku
Ömer Hayyam, yaklaşık bin yıl önce sessiz bir gecede kendi aklıyla konuşmaya oturdu. Hayatın... tamamını oku
Bazı mahkemeler vardır duvarları bekleyişten örülmüştür. Kapıları içeri açılmaz, insanın içine açılır. Ben o mahkemeye hangi gün girdiğimi hatırlamıyorum. Çünkü orada takvim yoktu. Zaman, hükmünü çoktan vermiş davaların küllerini savuran ihtiyar bir mübaşirden ibaretti. Giriş kemerindeki levhada yalnızca şu ibare yazılıydı: "Adalet,... tamamını oku
Dil, yalnızca bir iletişim aracı değildir. Aynı zamanda düşüncenin mimarisi, "toplumsal bilinç-altının" jeolojisidir. Wittgenstein'ın o sözünü hatırlayalım: "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır." Bu bakımdan bir toplumda hangi soruların sorulduğu ya da sorulmadığı, o toplumun ontolojik temellerini açığa çıkarır. Türk dilinde "ben kimim?"... tamamını oku
Melenaus'un karısı Helene, Paris'e kaçınca ya da kaçırılınca, Melenaus da abisi Agamemnon'a gelir: "Aga, adımız boynuzluya çıktı; bir destek at da hatunu geri alalım" der. Zaten öteden beri Truva'nın zenginliği, ticaret yolu üzerinde olması falan Agamemnon'un iştahını kabartıyordu, bu bahaneyle de eline... tamamını oku
Cafo'nun [cafo'yu, "kafo" şeklinde telaffuz eden tek ben miyim acaba? Allah belasını versin bu İngilizcenin, her yanımıza sirayet etti :) ] "Andımız'ın Kaldırılması"na dair yazısının yorumuna Çanakkale'nin aslında bir zafer olmadığını söylemiş ve buna dair belki bir gün yazarım demiştim. Birkaç mesaj... tamamını oku
"Suç ve ceza" kavramı semavi dinler açısından yasak ağacın meyvelerinin [bazı kaynaklarda bilgi ve ölümsüzlük verdiği vurgulanan] Adem ve Havva tarafından yenilmesiyle başlar. Suç, Tanrı tarafından yaklaşılmaması emredilen ağacın meyvelerinin şeytanın sözüne kanılarak yenilmesi, ceza ise cennetten kovularak bir müddet sürgün veya... tamamını oku
Dün siteden bir arkadaş: "Eskiden ne güzel iç-bükey, sürreal yazılar yazıyordun. Sonrasında hep siyaset üzerine yazmaya başladın" diye biraz sitemkar, biraz eleştirel bir yorum yaptı. "Mahalle yanıyor, saçımı mı tarayayım" diye mukabele ettim. Ne zaman kağıdı, kalemi elime alsam ya da bir... tamamını oku
"Bir Türk'ü nasıl tanırsın?" diye sorsalar, kafa yapısının brakisefal, elmacık kemiklerinin belirgin olmasının v.s hiçbir önemi olmadan, "ne olacak bu memleketin hali" sorusunu söyleyip söylemediğine bakarım. Kim ki bu sözü söylüyor [hangi dilde olduğunun bir önemi yok] o kişi kesinlikle Türktür. Bu... tamamını oku