ÇAKMAĞI OLAN VAR MI?
24 Eylül 2026, 13.49 A- A+ Yerden kalkmadan ellerini ayaktaki tek kişiye doğru uzatırken istedikleri tek şey vardı: Merhamet.
Ayaktaki adamın gözlerinin içine bakmaya korktukları için neredeyse herkesin gözleri kapalı sayılırdı. Kanatlı şapkası, yine aynı şekilde kanatlı sandaletleri ve elindeki büyülü değneği ile kalabalığa boş gözlerle bakıyordu. Ona boşuna yalvardıklarının farkında bile değildiler; çünkü o dinlemez, yargılamaz, affetmezdi. O bir rehberdi ve onun tek görevi götürmekti.
Arkasında duranlar artık yalvarmaktan vazgeçenlerdi ve renkleri diğerlerine göre daha soluk, daha griydi. Suları kapkara ırmağın ilerisinden kürek sesleri duyulmaya başladı. Merhamet için yalvaran kalabalık bir an korkuyla sustu. Sonrasında daha da hızlıca ayaktaki adama yalvarmaya başladılar.
Ayaktaki adam kimseyi umursamıyordu ama birden kalabalığın içinde gözleri birine takıldı. O ruhsuz, o sessiz adam birden terlemeye başladı. Her ne kadar bakmamaya çalışsa da kendine engel olamıyordu. Nabzı hızlandı, yüzü kızardı.
Bu arada kayıkçı ırmağın kenarına, yanlarına doğru yanaştı. Kalabalık artık pes etmişti. Ağızlarındaki obolosları ile kayıkçıya doğru yaklaşmaya başladılar. Kayıkçı rehbere doğru döndü. Yanlış olan bir şey vardı. Rehber konuşmadan, gözleriyle kalabalığın içindeki adamı gösterdi. Rehberin gözlerindeki korku bu sefer de kayıkçının gözlerinin tam içine yerleşmişti.
Kimsenin anlamadığı bir dilde konuşmaya başladılar:
- Hermes, bu o değil mi birader?
- Valla Kharon, ben de görünce ne yapacağımı bilemedim kardeşim.
- Oğlum, ben bunu götürsem Hades beni yarar.
Kharon bir an sustu. Sonra korkuyla konuştu:
-Na böyle ikiye yarar!
Sonra ikisi de sustu. Hermes, Kharon’un gözlerinde oluşan ani parıltıyı görünce hızla konuştu:
- Valla birader, “obolosu yok” ayağına burada bırakayım falan deme, çekemem ben bunu yüzyıllarca.
Kharon duraksadı:
- Ne yapacağız ya?
- Ben bunu geri göndersem?
- Zeus duyarsa?
- Bir sen biliyorsun, bir ben biliyorum birader.
- Doğru diyorsun kardeşim, buna psikoloğu “gelme” diyor, biz mi uğraşalım?
Kalabalığın içerisindeki orta yaşlarında, kır saçlı, beyaz sakallı adam cebinden sigara paketini çıkarttı. Etrafındaki yalvaran gözlerle Hermes ve Kharon’a bakan ölü ruhlara döndü. Sigarayı dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an etrafına bakındı. Kimsenin kendisini fark etmediğini görünce bütün gücüyle bağırdı:
- Layn sabahtır bıt bıt bıt! Çakmağı olan var mı çakmağı! Bir onu deyin bana!
Huysuzca söylenmeye devam etti
-öldük bittik burda… La kardeşim! ateş yok mu ateş!
Facebook bozkırının tezenesi, ünlü halk ozanı Nejat İşler ’in de dediği gibi:
“Hayat, gülümsemeden geçirilemeyecek kadar kısa.’’
https://hizliresim.com/ezmsagqn


YORUMLAR
Hermes, Kharon, Hades derken kendimizi ciddi ciddi Styx’in kıyısında bulduk…
Sonra bir anda “çakmağı olan var mı?” ile bütün atmosfer yerle bir oldu.