gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Yorumsuz kalmayacak bir paylaşım. :)

25 Şubat 2026, 20.30
A- A+
           Merhabalar yine blog yine ben...
           Bugün eğlenceli bir konu hazırladım. (Attığım başlığa uygun.)
           Her gün yeni bir macera yeni bir mutluluk veya imtihan. Ama şimdi aşağıda ilkokul dersi niteliğinde( Haftanın günlerini öğreniyoruz) gibi bizlerin her güne ait yüksek olasılıkla ruh halimizi tahmini özetledim.
           Ancak bu genel bir bakış açısı  Siz değerli blog severlerden bir isteğim olacak.
           Şimdi kiminiz evli, kimimiz evli ama çocuk sahibi değil, kimimiz bekar, kimimiz yurt dışında kimimiz soğukta kimimiz sıcakta vs. Bu yazının amacı sizin haftanın günlerinde ki ruh halinizi eğlenceli belki düşündürücü bir şekilde yazmanız.

          Türkiye'de aşağıdaki yazılanlar gerçeten yaşanıyor mu ? Veyahut bekarken daha mı iyiydi. (Aman eşiniz okumasın.) Karakterinize uygun gün hangisi ve siz bir gün olsaydınız her hafta tekrarlanan hangisi olurdunuz? Çok eğleneceğimizi öngörüyorum. (Umarım yanılmam)

           Uzatmayım daha fazla. Benim kalemimde veya hayalimde ki tanımlamayı aşağıya yazıyorum.
           Ama gerçekleri sizden bekliyorum.



          Haftanın yedi gününü, sıkıcılıktan uzak ve neşeli bir bakış açısı.



          ​Pazartesi: 
           Haftanın "başrol oyuncusu" ama kimse onu sevmiyor. Kahve bardaklarının en hızlı tükendiği, uyanmanın ise bir sanata dönüştüğü o meşhur başlangıç.



          ​Salı: 
          Pazartesi'nin yorgunluğunu üzerinden atıp "Acaba hafta sonuna daha ne kadar var?" diye ciddi ciddi hesaplamalar yaptığımız, haftanın en uzun görünen günü.



          ​Çarşamba: 
          Haftanın tam ortası, yani zirve noktası. Yokuşun en tepesine çıktık; artık hafta sonuna doğru hızla aşağı süzülmeye hazırız.



          ​Perşembe: 
          Cuma'nın fragmanı gibi. İşler toparlanır, planlar yapılır ve havada yavaş yavaş özgürlük kokusu duyulmaya başlanır.



​                                                              Hafta Sonu: Mutluluk Senfonisi
​          Cuma: 
          Akşamın gelişiyle birlikte tüm yorgunluğun bir anda buharlaştığı, o sihirli gün. Herkesin yüzünde anlamsız ama çok haklı bir gülümseme belirir.



​          Cumartesi: 
          Haftanın gerçek sahibi. İstediğin kadar uyu, istediğin kadar gez! Zamanın durmasını dilediğimiz, eğlencenin ve dinlenmenin doruk noktası.



           ​Pazar: 
           Pijama, terlik ve televizyon üçlüsünün günü. Sabahı huzurlu bir kahvaltıyla başlasa da, akşamüstü çöken o hafif "Yarın iş var" hüznüyle meşhurdur.
 

YORUMLAR

25 Şubat 2026, 23.40
Pazartesi: Herkesin aksine ben seviyorum. Yeni bir başlangıç. Umutlarla biraz da merakla  dolu..
Salı: Umutlar biraz kırıldı sanki. Çünkü herşey dünkünün aynı. Nerede yenilik?Sadece akşam pilates var. Eh hiç olmazsa...
Çarşamba : Sevmiyorum ben. Herşeyin en yüklü şekilde üzerinize geldiği gün..
Perşembe: Güzel bir gün. Vaad dolu..
Cuma : En mutlu gün bu bence. Çünkü tatil başlıyor. Tabii günü pilatesle sonlandırıyorum..
Cumartesi: Cuma kadar  mutlu olmasa da güzel.Amatör müzik çalışmaları bu gün içinde. Cuma kadar mutlu edemiyor insanı çünkü tatil günlerinden biri eksildi şimdi.
Pazar. Off ne sıkıcı bir gün. Bir yere gidemezsin insan kaynıyor. Trafik de yoğun. Evde otur ve  ertesi sabahın pazartesi olacağını düşün.
Haftanın her sabahı ikinci bir yabancı dil öğrenmek için  1 saat vaktinden önce kalkmamı gerektiriyor.
Not:  Vasıfsız işleri ( yemek, temizlik, çamaşır, ütü gibi) keyfinizi kaçırmamak için haftalık plana dahil etmedim. Çok da iyi yaptım...
26 Şubat 2026, 14.48
Yorumcu kardeş sizi  tanımıyorum ama erkek olduğunuza nerdeyse  % 99 eminim. Nerden biliyorsun ( uyduruyorsun) diyenlere cevabım ,hiç bir kadın haydi onada %99 u diyelim ,Cumartesi , Pazar günü geldi oh oh  yâşasın ,yat uyu, pijama terlik ,film keyfi yapacağım diye   sevinemez ,gönlü ister ama yapamaz. Hele  çalışıyorsa ,evli, çoluk çocuk varsa yandı gülüm keten  helva. :)))
 
Erkekler için ev tatili sayılan  Cumartesi- Pazar  kadınlar için genel  ev temizliği demektir, eşin, çocukların  banyosu ,okul giysilerin yıkanması ütülenmesi demektir. Hatta  araya hafta  içi  hazır olsun deyip yemeklerden  bir  kaçının , yapılıp dolaba konması demektir. Son yıllarda ,kadınlar bize göre daha akıllılar ,kendilerini fazla yormazlar  ama kıyıda köşede benim gibi  her işi ben yaparım diyen çok  akıllı hamarat :))))  hanımlar olabilir.

Hafta içi günleri planınıza katılıyorum.
Güzel bir yazııydı,beni eski günlerime götürdü. Emeğinize sağlık...
26 Şubat 2026, 15.46
CUMARTESİ sabahı kahvaltı yaparken kendime küçük bir tepsi yaptım. Üç tane domates beş tane biber. Adamın biri yazmış, diyor ki ''olan var olmayan var sen niye bunu paylaşıyorsun?'' .eğer o adamda evinde bir domates biber yohsaaa o adamdaaa cumartesi günüde  çalışıyorsaaa ölsün gebersin:):):)


Cumartesi tatildi biz niye bilmiyoruz? Bize neden söylenmedi! son 25 senedir ben neden cumartesileri çalışıyorum ? 
şaka gibi! hatta evet, eğlenceli! çok eğlenceli :) 

bilmeyenler için link te atayım 3 domates 5 soğan 25 yılda 1300 cumartesi...smile Resmismile Resmismile Resmi


26 Şubat 2026, 15.48
youtube.com/shorts/OPh1TgmXuq8?si=lnW-p4IzChxbmIvG
linki unutmuşum smile Resmi
26 Şubat 2026, 20.28
Sevgili Perperike "yorumcu kardeş"in kim olduğunu anlayamadım. İlk yorum benden geldiği için üzerime alınarak size cevap yazmak istiyorum. Ben siz yaşlarda bir kadınım. İki oğul yetiştirdim ve emekli akademisyenim. Emeklilik beni eski çalışma alışkanlıklarımdan  uzaklaştıramadı. Kendimce her gün eğitim adına birşeyler yapmaya çalışıyorum. Yemek, temizlik, çamaşır, ütü gibi ev işlerini  haftalık planda belirtmemem onları yapmadığım anlamına gelmiyor. Sağlıcakla kalın.
26 Şubat 2026, 23.11
Sevgili  Ladin, canım kardeşim ,nasıl farkl etmedim bilmiyorum, Blog yazarına hitaben yazayım demişim  ama yorumcu yazmışım.  Çok haklısın. Yazdığım konu zaten blog yazısına yazdığım âçık .nasıl yapmışım hiç, farkında bile değilim. Sende ilk yorumcu olarak haklısın elbette.Çok özür dilerim  bu karışıklık için. Selam ve sevgiler.
Blog yazarı kardeşim ,ilk yorumum sizedir . Hangi %99 sun  cevabını âlsam diyorum:.)
27 Şubat 2026, 11.41
Tatlı ve küçük bir yanlış anlaşılma. Ladin hanım ve Perperike Hanım.
Bu arada bir akademisyen ile fiziki olmasa bile aynı ortam da olmak ve konuşabilmek benim için çok değerli. Zamanında "eğitimci" olana ulaşmak pek hayli zordu. Sizler ışık olup parlayıyorsunuz.
Ve fakat günümüzde "Değer erezyonu ile başlayan kültür depremi" teknoloji çağında ulaşılamayan insanların artık sıradanlaşması bizlerin her şeyi internetten öğreniyor olmamız, çok başka bir blog konusu olarak kafamda canlanmaya başladı bile. Belki de haftanın günlerinde kendi özel hayatınızdan feragat ederek "Biri gelse de O'na bir harf öğretiyim" niyetiniz vardır.

Evet ben bir erkeğim. Hata ve eksiklik olarak paylaşım yaptığımda
"Ben bir erkek gözüyle yazıyorum. Kadınların ne yaşadığını da çok merak ediyorum." minvalinde bir cümle kurmayı aslında düşündüm. Ancak psikolojide bir kavram aklıma geldi. 
"Hayatın yükünü çekenler konuşulmazsa gündem olmazsa, Onlar daha fazla kendilerini göstermek ve haklarını savunmak konusunda daha girişken olurlar."
Yani yorumlara katılımı fazlalaştırmak için yaptığım küçük bir uygulamaydı. :)
Bu üçüncü yazım oldu. Hafta da bir yazmayı ön görüyorum.
Yaşım 40 :) 41'e gelene kadar umarım buralar da olurum.

01 Mart 2026, 23.54
Değerli NeoAnd, güzel sözleriniz için teşekkür ederim. İfade ettiğiniz gibi  "değer erozyonu ve kültür depremi" postmodernite'nin insanoğlunu getirdiği son nokta...Modaya uymadığınız için ayrıca teşekkür ederim. Selam ve sevgi ile.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın